‘insan’ Kategorisi için Arşiv

insan nasıl tanımlanır ?

Cuma, 10 Eylül 2004

insan tek bir disiplinle açıklanamaz.

nasıl ki bir yemeği yaparken elli tane malzeme katar sonra belli işlemlerden geçirirsek insanı da geçmiş ve gelecek arasındaki şu anda tanımlamak için felsefe, sosyoloji, siyaset, psikoloji, kültür, biyoloji, tarih,antropoloji, ekonomi gibi bir çok disiplini parametre olarak denkleme katmamız gerekir.

tek bir cepheden bakış insan hakkında yanlışa sürükler bizi.

aşk nedir ?

Perşembe, 09 Eylül 2004

aşk sevgide yalnızlıktır.

yalnızlık

Pazartesi, 06 Eylül 2004

Yalnızlık paylaşımın olmamasıdır.

eğer çevrende insanlar olmasına rağmen onlarla paylaşımın yoksa yalnızsın demektir.
çevrende hiç bir insan yoktur ama bir kitap okursun ve yazarla paylaşım içine girersin. yalnız değilsindir.

kısacası paylaşımın varlığı yalnızlığı ortadan kaldırır.

..

her giden yalnız gider.

..

dostluk

Pazartesi, 23 Ağustos 2004

egolarımız herşeyden üstün. dost belirlediklerimizden bile.

ama ne zaman ki dostluklarımızı egolarımızın önüne geçirebilirsek o zaman gerçek dostluklar elde edilir.

dost olmak için, sonsuz güven, koşulsuz vermek, maskesiz tutum ve değer bilmek gerekir.

herkes dost olamaz. bu iş insan olmayı gerektirir.

kutsal olan ‘ben’ dir

Salı, 17 Ağustos 2004

İnsanın ben’ini kutsamasının anlamı nedir?
Ben tanrı mıdır?
Ben efendi midir?
Ben köle midir?

hangi felsefi doktrinlerce beslenebilir?
- nihilizm ?

ben i kutsamak özgürleştirir mi köleleştirir mi?

ben yalnızlaştırır mı?

ben bana dost/düşman olur mu?
ben başkalarına beni sevdirir/düşman eder mi?
aşk ben’ e midir?

siyasal/toplumsal sonuçları neler olur?

ben’in gücü nedir?
onunla işbirliği bize neler kazandırır?
ben bilmeyi sağlar mı?
ben anlamayı sağlar mı?
ben bilgi üretir mi?

ben bana vahyeder mi?


Önemli olan zoru başarmak ve onu kutsamak.

‘ben’ ‘biz’i inşa edebilirse o ‘biz’ kutsal olmayı hak eder.

Ve kutsal bir değer gibi korunmalıdır.

eşitlik

Pazartesi, 16 Ağustos 2004

Akıl net bir şekilde eşitlik olmadığımızı gösterir.

Adalette bile eşitlik olmaz. Aynı durum için iki ayrı kişiye iki ayrı ceza vermek bence gerçek adalettir.

Yalnız eşitlik denince insanların doğal haklarını vermek/vermemek şeklinde düşünmemek lazım. Tabiki insanlar hakettiklerini ve doğal insan haklarını almalılar.

Ama doğal insan haklarının ötesindekileri hakettikleri kadarıyla ve bedel ödemek şartıyla almalıdırlar.

Herkese eşit hak dağılımı insan fıtratına, adalete ve sosyal sistemlere aykırıdır.

hatırlamak

Cuma, 13 Ağustos 2004

Beyin herşeyi kaydeder..
Sorunumuz hatırlamayı bilmemek yada ona göre beyni programlayamamaktır.

Hatırlamak için hatırlanması gereken olayların kenarına beyin flagler yerleştirir. (Programcılar ne dediğimi anlamıştır) Bir tür adresleme.

Önem sırasına göre hatıralar çekmecelere yerleştirilir. Bazıları o kadar önemlidir ki en üstte yer alır ve hiç unutulmaz. Onun flag’i en önemli flage’idir.
Bazıları ise oldukça önemsizdir beyin programımıza göre. Bunlar ise bir saat önce bile olmuş olsa önemsiz flage’i yapıştırıldığı için ilgi sıralamasında en alttadaır ve hatırlanmakta zorlanılır. Silinmesi gerektiğinde en alttakilerden itibaren çekmeceler boşaltılır.

Not: Tibetli rahiplerin hatırlanma tekniklerinden esinlenilmiştir. adamlar bu yolla kitapları sayfa numarası ve paragrafına göre tamamen ezberleyebilmektedir.

kendini yaratmak

Perşembe, 29 Temmuz 2004

hayattaki temel amaçlardan biri kendini yaratmaktır.

ancak özgür olduğunda insan kendini yaratabilir.
aksi durumda kukladan başka bir şey olamaz.

hayalperestler mutlu olamazlar

Pazar, 25 Temmuz 2004

Hayaller peşinde koşan ve hayalleri gerçekleşen birinin mutlu olacağını düşünmüyorum.

Çünkü o hastadır. Onun tutkusu hayal kurmaktır. mevcut durumunu beğenmediği ve tatmin olmadığı, başkalarının sahip olduklarında gözü olduğu için hayal kuruyordur zaten.

Hayallerine kavuştuğunda bu huyu değişmeyeceği ve yeni hayallere koşacağı için mutlu olamayacaktır.

unutmak

Pazar, 25 Temmuz 2004

bi kere insan beyni mükemmel bişey.

unutuyoruz ki, sıkıntılarımız, dertlerimiz, düşmanlıklar yok oluyor,
unutuyoruz ki, lüzumsuz bilgiler sürekli beynimizi meşgul etmiyor,
unutuyoruz ki, aşklar sevgiler, tutkular, beklentiler bizi sonsuza kadar esir almıyor,

unutma sebepleri farklı olabilir.

hatırlama beynin zarında oluyomuş (hatrıladığıma göre Smiley )
beyin iltihap, fizik zarar filan gördüğünde unutkanlık hastalığı olur.

bunun haricinde
uykusuzluk, dikkat dağınıklığı, alkol, dengesiz beslenme, yoğun iş temposu, farklı konulara odaklanma gibi sebeplerle de geçici unutkanlık durumları olabilir.
ayrıca rutin hayat. yani beynin kaydetmeye değer bi şeyi olmadığı durumlar da unutkanlık sebebidir.