güç teorisi
Güç her ne kadar ayakta kalır gibi gelse de düzen sükünete ermek için her güce bir tepki üretir. Yani güç eninde sonunda zıttıyla karşılaşır ve onun tarafından yenilir. Böylelikle sistem dengesini sağlar.
Düşünsenize dünya kurulduğundan beri bir güç sürekli kazansa idi şu anda sistem var olabilir miydi?
İyi olmak; güzel, uyumlu, dayanıklı, akıllı, yetenekli ve de güçlü olmak demektir.
Dolayısıyla güçlü olmak, iyi olma vasıflarından biri olarak evrim zincirinde yer alma başarısı sağlar.
—
Uyum sağlayanlar her zaman iyi olanlar değillerdir.
Mesela şartların veya değerlerin kötü (yanlış) olduğu durumlarda bu kez kötüler yaşama şansı bulur..
Mesela bir korsan kolonisinde en kötü ve barbar korsanlar ile onların değerleri ayakta kalır.
—
savaşların temelimde faşist duygular yatar. yani diğerlerini hor görmek, onların nimetlerine ortak olmak, onlardan faydalanmak, onları yönlendirmek, onlara bilinç ihracına çalışmak,..
dolayısıyla bu duygulara zemin hazırlıcak şartları ve gücün birikimin ortdan kaldırırsak savaş diye bişey olmaz.
…
gücü olan bunu kullanmak ister ve kullanır. şu an amerikanın yaptığı gibi.
—
aynı anda iki eşit güç olamaz. mutlaka üstünlük mücadelesine girerler ve biri diğerini bir şekilde kontrol altına alır. burda kaos ne yazık ki çıkmaz. burda insan yapısı bir düzen çıkar. halbuki insan yapısı düzenler düzeni yapanın amacına hizmet gayesiyle yapılmıştır. hiç bir düzen gayesiz olmaz.
en kestirme yol, insanların ellerinden gücü almaktır. bunun başka bir yolu yok.
…
bir soru gelecekte şöyle olacak:
“Sıfır güç” amacı pratik olarak mümkün değil. Bu tüm teoriyi çöpe atmaya yetecek kadar ciddi bir açık değil mi?
Evet sıfır güç pratik olarak mümkün değil. Ayrıca anarşist teori güç olsa bile onu işbirliği için kullanma yönünde de çalışacak. Yani amacımız gücü mümkün olduğunca azaltmak ve kalanını da işbirliği mantığı içinde kullanabimek için mücadele etmek olacak.
—
savaş güç gerektirir. gücün olduğu yerde devlet olur, efendiler olur, esaret olur.
bunların olduğu yerde de barış olmaz, özgürlük olmaz.
tarih sürekli mücadele ve zulüm kaydeder.
işleri işbirliği ile değil güç kullanarak yaptıran suni sistemlerin hiç biri diğerinden farklı değildir. iş yapan iktidarda bile olsa.
—
Gücün kendisi iyidir. Masumdur.
Ama insan eline geçtiğinde masumiyetini yitirir ve nefislere hizmete başlar.
Sahip olduğu büyü güce rağmen gücünün masumiyetini koruyabilmiş insanlar, ideolojiler veya devletler var mı?
Hem güç toplam bir değerdir. İnsanlar, kurumlar yada devletler bunu paylaşırlar.
Güç paylaşımında fazla payı elde etmek diğerlerini mağdur edecek gelişmelere sebep olmaz mı?
Amerika böyle bir güç. Peki sahip olduğu çeyrek milyarlık insan topluluğu haricinde (ki onların da aslında çok küçük bir kısmı) ne kadar mutluluk getiriyor dünyaya. İnsan nesline bu gücün faydası ne?
—
her şey denge üzerinedir.
hiç bir şey tek başına var olamaz.
muhakkak güçlü bir alternetif bu gelişmeyi dengelemek üzere yerini alacaktır.
gücün doğal alternatifi ise anarşizmdir.
yeni umutlar anarşizmde.
—
güçten yana olmak
İnsan tabiatı güçte yana olma eğilimi gösterir. Bu ilkel zamanlarda doğa şartlarına karşı güçlü, yetenekli, lider, rahatlatıcı tiplere sığınma gereksinimiyle ortaya çıkmıştır.
En çok da bu hissi kadınlar bilir. Çünkü onlar erkeklere göre oldukça zayıftır ilkel şartlarda.
Günümüzde durum değişmemiştir. Çıkarlarımız için en güçlü, en iyi ne ise ona yönelir kültür ve bilinç yapımıza göre ona bağımlılığımızı ve onun üzerimizdeki baskısını kabulleniriz.
Güç sahipleri bunun nimetini görmek isterler. Dolayısıyla da kendine yönelenler üzerinde hükümranlık kurmaya çalışırlar.
Hayatımızda bize çıkar sağlayan, eğlence, para, cinsellik, güvenlik, vs gibi ihtiyaçlarımızı karşılamak üzere hazır duran alternatifler içinde hep en iyiyi en güçlüyü seçeriz ki bölelikle amacımızı daha çok gerçekleştirelim.
Ama şunu unuturuz ondan talebimiz ne denli çok ise o derece ona bağımlı olacağız.
Sonuçlarına değinmeden örnekler vereyim:
1. En büyük, en ucuz marketlerden alışveriş yaparız.
2. En iyi bankayı seçeriz.
3. En iyi mail sunucuyu seçeriz.
4. En çok hitli web sitelerini ziyaret ederiz.
5. En çok gönlümüzü eğlendirecek ortamlarda bulunuruz.
6. En çok okunan kitabı okuruz
7. En çok rağbet gören fikirleri savunuruz.
8. En çok dinlenen müzikleri dinleriz.
9. En …
Tüm bu ‘en’ ler şunu gösterir aslında:
En’ler otomatik olarak yaşam şeklimiz belirlemiş ve hayat bizim kontrolümüzden çıkmış.
…
Hayatımızdaki tüm bu tekeller nereye kadar yaşayacaklar.
Ne zaman hayatımız kendi kontrolümüze geçireceğiz.
Ne zaman özgürlüğümüze kavuşacağız.
—
Ne kadar gücün var ise nefsine hizmet edecek o kadar etkin araca sahipsin demektir.
Kontrol altına alınmayan bu eylemin sonu kapitalizm ve faşizmdir.