islamcı siyasetin geleceği
1. 28 ſubatla siyasi ve fikri olarak ciddi bir darbe yediler. Davalarına inançları kalmadı ve örgütlülükleri çözüldü.
Ama bu gelişmeler onar açısından bana göre iyi oldu. Çünkü sapla saman birbirinden ayrılarak sanal İslamcı yapılanmalar bütünden ihraç edildi. Gerçi geriye de çok bişey kalmadı ama nitelik nicelikten önemlidir.
2. ſu an yeniden ama çok farklı olarak örgütleniyorlardır diye düşünüyorum. Siyasi ve sloganik tavırdan entellektüel ve bireye dönük bir çalışmaya girmiş olmalılar. Bu gelişme Mısır, İran tarzı Tevhidi söylemin yerini sistem içinde legal ve türkiyeli siyasete bırakacağını gösteriyor.
3. Ak Parti fikri olarak, Milli Görüşten değil Geleneksel Siyasal İslamdan beslenir. Ak Partinin başarısı ve sisteme entegresi tüm geri planınıda aynı doğrultuya sürüklüyor. Bu da geçmiş siyasal islam adına sorgulanması gereken bir durum.
4. Geleneksel siyasal İslam güçlenmeyecek. Yok olacak. Bunun yerine entegre olmuş ve ‘diğerlerini’ rahatsız etmeyen legal bireyselliği öncülleyen zayıf örgütlü İslam gelecek.
5. Mevcut İslam teolojisi bir kaç kısımda incelenebilir. Bunlardan tarikatçılara bişey olmaz. Çünkü onlar kendilerini geliştirebilecek dinamiklerden mahrumlar. Onlar böyle gelmiş böyle gider. Ama diğerleri özellikle mezhepçi yaklaşımlar ve muhafazakar ekol bayaa güç yitirecek. Kuran’ı tek kaynak gören, türkçeci temsilciler artacak. Bu da güzel bir dönüşüm bence.
6. islamcıların demokrasi içi çözüm arayışları İslamcılar olarak değil de demokrasi adına incelenmeli. Yani demokrasi ne kadar doğru ki islamcılar ona katılsın yada katılmasın diye fikir yürütelim. Eğer Türk politik/siyasetinde onlar da kirlenirse bu İslam adına kötü olur. Bu yüzden kim ne yaparsa yapsın bunu İslam adına yapmamalı. Herke yaptığını kendi kişiliğine ve niteliğine bağlamalı. Bu yönden bakıldığında İslamcı kimliği ile demokrasi içi çözüm arayışlarına pek doğru bakmıyorum.